
Dünyanın en güçlü ve etkili ülkelerinden Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin’in ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen önemli görüşmede, Fethiye’nin turizm vizyonu ve uluslararası iş birliği hedefleri kapsamlı şekilde ele alındı. Büyükelçilik Kültür ve Turizm Ataşesi Meifen Zhou ve diplomatların da katıldığı, yaklaşık 2,5 saat süren toplantıda Fethiye’nin doğal, tarihi ve kültürel değerleri detaylı bir sunumla aktarıldı.
“Fethiye’yi Çin Pazarında Daha Güçlü Konumlandırmak İstiyoruz”
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Fethiye’miz yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en özel turizm destinasyonlarından biridir. Ölüdeniz’imiz, tarihi Kayaköy’ümüz, Likya mirasımız ve eşsiz doğamızla Çinli misafirler için büyük bir potansiyele sahibiz. Amacımız, Çin pazarında Fethiye’yi daha güçlü ve kalıcı bir marka haline getirmektir.”
Karaca, özellikle Çinli turistlerin ilçede daha uzun süre konaklaması ve sezonun 12 aya yayılması hedefinin altını çizerek şunları söyledi: “Biz sadece sayıyı artırmayı değil, nitelikli ve sürdürülebilir turizmi hedefliyoruz. Çinli misafirlerimizin Fethiye’de daha fazla zaman geçirmesi, kültürel etkileşimin artması ve karşılıklı ekonomik katkının büyümesi için somut iş birliği adımlarını değerlendirdik.”
Turizmde 12 Ay Hedefi
Görüşmede;
-
Çinli turist sayısının artırılması,
-
Direkt uçuş ve ulaşım imkânlarının geliştirilmesi,
-
Kültür, doğa ve gastronomi turizmi alanında ortak projeler üretilmesi,
-
Yerel düzeyde sürdürülebilir ortaklıkların kurulması
başlıklarında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Karaca, diplomatik temasın önemine vurgu yaparak, “Fethiye’de turizmi 12 aya yayma hedefimiz doğrultusunda, Çin ile dostane ilişkilerimizi daha ileri bir seviyeye taşımakta kararlıyız. Bu görüşme, ilçemizin uluslararası alanda daha görünür ve daha güçlü bir turizm merkezi haline gelmesi adına önemli bir adımdır.” dedi. Ankara’daki bu kritik temas, Fethiye’nin küresel turizm ağında daha etkin bir rol üstlenmesi ve Çin pazarıyla doğrudan bağ kurması açısından stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.









